Blog

8,5 Trilyon Öğün Yemek

By Mart 8, 2021 No Comments

Aslında emtia piyasalarını ve tarımsal hammadde fiyatlarını yazmak isterdim ama önceliği ilk önce gerçekten neyin ne olduğunu bilmeyen, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olarak başkalarını etkileyen “influencer” zehrinden zihinleri kurtarmakla başlamak gerekiyor.

Sanayileşmiş hayvansal protein üretimi, “state of the art” mezbahalar ve çağdaş süt endüstrisi birçok modern insanı rahatsız ediyor. Hayvanların endüstriyel ortamda mutsuz oldukları, sistemin çevreye zarar verdiği gibi birçok kentli, modern hayat tarzı sahibi insanın endişesi var ama herkes kolaycılığa kaçıyor ve gerçekleri kimse merak etmiyor. Ben “inconvinient truth” nedir bunu yazacağım.

2021 tarihi itibarı ile kabaca dünya nüfusu 7,8 milyar insana ulaşmış vaziyette. Nüfus artışı ise duracakmış gibi gözükmüyor. Üstelik artan nüfus beğenmediğimiz küreselleşmenin bir sonucu olarak artan gelire de sahip. Ve bu insanların her gün üç öğün beslenme ihtiyaçları var. Bu da her gün 23,5 milyar öğün eder. Her gün! Eh bunu 365 ile çarptığımızda yılda 8.577.500.000.000 (8,58 trilyon) öğün yemek yenmesi gerekiyor dünya üzerinde. Dünya nüfusunun bir asır evvel sadece 1,6 milyar insandan oluştuğunu ve 1 yılı ile 1900 yılı arasındaki nüfus artışının Birleşmiş Milletler ’in yaptığı tahminlere göre sadece 1,3 milyar insan olduğunu not etmemiz gerekiyor. Son 120 senede ise nüfus 6,5 milyar insan artmış vaziyette.

Peki küresel sistem, özellikle Çin, Hindistan ve Güney Doğu Asya kaynaklı bu çılgıncasına artan nüfusu ve beğenilmeyen küreselleşme sonucu artan gelirlerle doğru orantılı yükselen doğal protein ihtiyacını nasıl karşılayacak? Bunun tek bir yolu var endüstrileşme ve teknoloji. Hayvan hakları savunucularına kabul etmesi ne kadar zor gelse de, her ne kadar bunu cinayet olarak görseler de, haklı ya da haksız olmaları bir tarafa dünyanın doyabilmesi için, en azından şimdilik, başka bir çözüm yolu yok.

Rahatsız edici gerçekle yüzleşmek gerekiyor. 2018 yılı itibarı ile bir yılda

69 milyar tavuk
1,5 milyar domuz
656 milyon hindi
574 milyon koyun
479 milyon keçi
302 milyon sığır
tüketiliyor ve bu hayvanların tüketilebilmesi için önce beslenmesi gerekiyor.

Elbette sadece tüketilen değil, süt ürünleri (süt, peynir, tereyağı gibi) ve yumurta için sürekli beslenen hayvanları da kattığımızda, herhangi bir anda dünya üzerinde;

21 milyar tavuk
1,46 milyar sığır
1,18 milyar koyun
1 milyar keçi
1 milyar domuz
500 milyon hindi
her gün doyurulmak zorundadır. Bu hayvanlar ise, kabaca, 1 kg sığır eti için 25 kilo yeme, 1kg koyun eti için 15 kilo yeme, 1kg tavuk için 3,3kg yeme ihtiyaç duyarlar.

Laboratuvarda üretilen kültür eti ise bu denkleme farklı bir bakış açısı getiriyor. Teknolojisi hızla gelişiyor ve hâlâ daha oldukça pahalı olsa da gittikçe ucuzluyor, muhtemelen önümüzdeki 30-40 yıl içinde günlük hayatımızın bir parçası haline de gelecek. Ancak muhtemelen hızla artmaya devam eden dünya nüfusunun kitlesel olarak doymasına yetemeyecektir.

Dünyanın nüfusu artmaya devam ettiği sürece dünya nüfusunu doyurmak için endüstriyel hayvancılık, öngörülebilen gelecekte kesinlikle ağırlıklı protein kaynağı ihtiyacını karşılamaya devam edecektir. Ancak muhakkak belli hassasiyetleri olan, gelir seviyesi görece yüksek modern ve kentli kesiminin, organik etiketli ürün tüketmeye çalışan cemiyetin (her ne kadar laboratuvarda üretilen kültür etini kabul etmek gdo’lu ürünleri tüketmeyi kabul etmeğe benzese de) tercihi haline de gelebilecektir. Üstelik belli bir oranda hayvan besleme bağımlılığına ve çevrenin kirlenmesine de mâni olacaktır. Ancak diğer yandan tarımda üretim ihtiyacını da belli oranda azaltacağını, bunun da dünya üzerindeki çiftçilerin hayatını ve geçim yollarını oldukça olumsuz etkileyeceğini unutmamalıyız… Ancak uzak gelecekte, tarih boyunca hep olduğu gibi, teknoloji galip gelecek, insanlar alışkanlıklarını değiştirecek ve yeniye uyum sağlayacak.

Yazar Hakkında:

 

F. Osman Yıldırım
1972 doğumlu
BSc Economics
MA International Finance
Tarımsal Hammadde Piyasaları Uzmanı