Author: Guest Startup

COVID-19, belki de ilk ve bugüne kadar deneyimlenen en önemli global insani krizlerden biridir. Binlerce otorite, milyonlarca özel görevli, ve yine yüzbinlerce sağlık profesyoneli virüs ile mücadele etmekte, kendi hayatlarını riske atmaktadırlar; alınan son bilgilere göre, sağlık personelinin virüse yakalanma oranı en yüksek risk grubu olduğu çok açık bir bulgudur.

Resmi makamlar ve kurumsal şirketler, yakın işbirliği ve iletişim ile, virüsü anlamaya, yayılımın hızını düşürmeye, şüphelilere destek olmaya, virüse yakalananlar, aileleri ve toplumların bu mücadelelerini kazanmaları için bilinen her yöntemi denemeye ve bu arada da olası bir aşı ve tedavi kürü için bizleri umutlandırmaya devam etmektedirler.

Peki bizler, bireyler olarak bizler…

Bizler için doğru soru, insanın akıl, beden, ruh sağlığını tehdit eden hemen hemen her durumda olduğu gibi;

“Ne olacak, ya da neden oldu değil.

Nasıl baş ederiz?” olmalı.

Dünden gelen haberlerle yaşamımıza devam edemeyiz… Evet, durum ağır, evet sonuçlar çok ciddi, ancak, bu durumun bize öğretilerini dinleyelim, kendimizi, sevdiklerimizi, tüm dostlarımızı, kurumlarımızı ve insanlığı nasıl bu ciddi riske karşı koruruz buna odaklanalım. Unutmayalım, bu krizin bize ilk öğrettiği şey, hepimizin bir ve birbirine bağlı olduğudur. Daha yolun başındayız, yapacak çok ama çok şey var.

Peki ya kurumsal olarak nereden başlamalı, nasıl yol almalıyız – COVID-19’a rağmen ayakta kalmak için…

Bu konuda size tüm bildiklerimizi anlatmak, hazır planlar halinde paylaşmak da isterdik, ama, inandığımız, COVID-19’ın a-tipik bir kriz olduğu, yani tüm kurumlar için reçetenin farklı olması gerektiğidir. İşte bu sebeple, sadece bir başlangıç için basit bir kontrol listesi önermek istedik.

Sadece 10 soru ile bu analizi yapabilir, sorularınız ve değerlendirmeleriniz, ve hatta bu 10 sorunun uygulama önerileri için bizimle temasa geçebilir, daha geniş içerikli doküman için Resilience.etc Consulting instagram (@resilience_etc) hesabından detayları takip edebilirsiniz..

  1. COVID-19 Salgınına dair gelişmeler, referans kaynaklar, otoriteler ve ilgili resmi makamlar üzerinden takip edilmeli, COVID Kriz Yönetim Ekibi tarafından değerlendirilmelidir;
  2. Yaşanmakta olan kritik kriz için bir “Story Board” hazırlanması ve tüm gelişmelerin bu çalışma ile analizi, gerektiğinde güncellenmesi, tüm kriz yönetim süreçlerinin sürdürülmesinde referans alınması önemlidir;
  3. COVID-19, kurumlar için özel dinamikleri olan bir süreçtir ve çalışan profili, kurum kültürü, müşterileri, ürün ve hizmet kanalları birbirinden farklı olabilir. Bu nedenle, herbir program, kendine özgü dinamikleri, sektöre ve kuruma özel uygulamaları ile geliştirilmelidir;
  4. Salgının önlenmesi, kurum içi çalışmaların yönlendirilmesi ve etkin bir kriz yönetimi için beklenen senaryolar ve alternatif senaryo setleri hazırlanmalı, herbir senaryo için yanıt stratejileri geliştirilmeli, uygulama planları ile desteklenmelidir;
  5. En önemli odağımız ve önceliğimiz olan “Sağlıklı kalabilmek” için İnsan Gücü Yönetimi (İK) Politika ve Protokolleri, çalışan sağlığının korunması, salgının önlenmesi, koruyucu sağlık uygulamaları ve gerekli hallerde, vaka raporlama ve destek programlarının sürdürülmesine yönelik olarak geliştirilmeli, ulaşan yeni bilgiler ve alınan karar ile sürekli güncellenmelidir;
  6. Pekçok üst düzey yönetici için, COVID-19, son dönemde yaşanan diğer krizlerden farksız algılanmakta idi. Bunun da nedeni, “Kriz” tanımında yatmaktadır. Ancak, COVID-19 bir sürpriz yaparak, liderler için, ve hatta tüm paydaşları için, iş ve diğer pek çok perspektiften olağandışı beklentilerin geliştiği bir kriz halini almıştır. Salgının önlemeyen büyüklüğü ve elbette, tahmin edilememekte oluşu, A-tipik bir Kriz Yönetim Yaklaşımını gerektirir;
  7. COVID-19, uzun süredir gündemde olmasına, Çin ve pekçok dünya ülkesinin ciddi boyutta etkinler yaşamış olmasına rağmen, bir diğer değişle, “önceden haberli” gelmesine rağmen, hazırlık planlaması ve uygulamaları henüz istenen seviyede değildir. Mutlaka kısa (acil ve öncelikli) ve orta (3-6 aylık) proje planları ile hazırlık seviyemiz beklenen düzeye taşınmalıdır. Unutmayalım, COVID-19 ya da benzeri yeni salgınlar hep olacak hayatımızda;
  8. Çalışanlar, tedarikçi çalışanlar ya da ziyaretçilerde şüpheli bir durumu halinde ne yapılmalıdır sorusu önemlidir, ve yanıtı teyid edilmeli, bir protokol ile neticeye bağlanmalıdır. Bir protokole bağlanmaması, olasılık karşısında insiyatife bırakılması, gerek yasal ve gerekse itibari riskleri de beraberinde getirecektir;
  9. COVID-19 salgın döneminde, tüm operasyonel süreçler, ürün ve hizmetler, kısa vadede yarının olası senaryosu düşünülerek, orta vadede ise gelecek sonbahar ve sonrası için öngörüler ile değerlendirilmeli, etkin bir İş Süreklilik programı hayata geçirilmelidir. Unutulmamalıdır ki, ürün ve hizmet sürekliliği sadece evden çalışma kararı almakla olmaz, tüm kanallar, ürün ve hizmetler, ve elbette, çalışanlarımızın, müşteri ve diğer paydaşlarımızın beklentilerini de gözeterek ve yöneterek sağlanmalıdır. Bu planlamanın sadece iç dinamiklerle yönetilemeyeceği de açıktır, unutmayalım en zayıf halka kadar hazırız olası krizlere, bu nedenle de COVID-19 döneminde, tedarik süreci ve riskleri, kısa vadede gelecek 3 aylık dönemde, orta vadede ise, gelecek 1 yıllık dönemde değerlendirilmelidir, Hizmet Alım Politikaları ve Tedarik Zinciri Dayanıklılık programı ile mutlaka geliştirilmelidir;
  10. Her krizde olduğu gibi, COVID-19 için de öncelik çalışanlar olmak üzere, tedarik hizmetler ve ziyaretçiler, iş ortakları ve diğer ilgi grupları ile etkin ve sürekli iletişim kurulmak üzere, Çok Yönlü bir İletişim Programı tasarlanmalı ve hayata geçirilmelidir.

Bu 10 adımla sınırlı kalmak yeterli değildir elbette, COVID dönemi ve sonrası için iş dünyasının karşılaşabileceği muhtemel risk senaryoları etkin şekilde değerlendirilmeli, yarından tezi yoktur ki, bu konularda aksiyonlar alınmalıdır.

Ve elbette, her krizde olduğu gibi, post-kriz dönemi çok etkin değerlendirilmeli, öğretiler, alınan dersler, başarılı uygulamalar, hayatlara malolmuş hatalı tercihler… tümü değerlendirilmeli, gelişim fırsatları, hiçbiri diğerinden önemli olmayacak şekilde tespit edilmeli ve yolculuğun bundan sonraki süreci yeniden planlanmalıdır. Çünkü biz inanıyoruz ki, COVID-19 sonrası hiçbir şey eskisi gibi olmayacak…

Bu günlerde, her birey ve kurum, toplumsal fayda odağında neler yapabileceğini de düşünüyor, planlıyor ve hatta yapıyor… Biz de, Resilience.etc Consultancy ile bu yolculuğa çıkarken, “for the benefit of all” demiştik ve bu misyon ile COVID-19 salgını bir rehber hazırlamayı, sosyal medya kanalımız ile haftalık bilgilendirmeler yapmayı, bu konuda DRI International ile global ölçekli bir sertifikasyon/uzmanlık eğitimi geliştirip tüm meslektaşlarımız ile paylaşmayı hedef tuttuk. Amacımız, sürdürülen hazırlıklara ve reaksiyonlara destek vermek, Üst Düzey Yöneticilerimiz, karar vericiler, Risk ve Kriz Yöneticileri ile tüm uygulayıcılar için bir deneyim paylaşım platformu yaratmak… bu kanal ile hepimiz için, aileler, komşularımız, üyesi olduğumuz toplum, ve aynı zamanda kurumsal anlamda tüm çalışanlar, müşteriler, ve tüm kilit paydaşların korunması için gereken tedbirlerin alınmasına katkıda sunmaktır.

COVID-19 çalışmaları her gün farklı deneyim ve tespitlerle gelişiyor, değişiyor. Biz de bu rehber ve çalışmaların sürekli güncellenen bir deneyim olması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle de güncel bilgi ve tespitler geldikçe, iyi uygulama örnekleri olarak paylaşılmaya devam edeceğiz. Güncel bilgi ve öneriler için, Resilience.etc Consulting web (www.resilienceetc.com) ve instagram (@resilience_etc) hesaplarının takip edilmesini öneririz.

 Şimdi hepimizin birbirine destek olma, sevgi ve yardım elini uzatma zamanı, bilebildiklerimizi ve deneyimlediklerimizi açık yüreklilikle paylaşma zamanıdır. Çünkü bu zorlukları, hepimizin bir ve birbirine bağlı olduğunu hatırlayarak aşacağımıza kalpten inanıyorum.

 Sağlıkla kalın..

Ender Bebek,

Kurucu ve Yönetici Ortak,
Resilience.etc Consulting

resilienceetc.com
Instagram